| başka yerde şubemiz yoktur |

ARKADAŞIM BADEM AĞACI
ARKADAŞIM BADEM AĞACI
Sen ağaçların aptalı
aziz nesin
12:12 - 24/1/2007 - yorum {2} - yorum yazSİTEM SİTEM
Önde zeytin ağaçları arkasında yar 11:24 - 24/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazÜVERCİNKA
Üvercinka 19:01 - 22/1/2007 - yorum {1} - yorum yazBOZUK PARALARIN KENARI NEDEN TIRTIKLIDIR?
Özellikle kağıt para devrinden önce, alışverişte kullanılan paralar altın ve gümüş içeriyorlardı. Her devirde olduğu gibi, o devirde de bulunan bazı düzenbazlar, bu paraları kenarlarından kazıyarak, çok az miktarda da olsa, bu değerli madenleri biriktiriyor, parayı da tekrar kullanabiliyorlardı. 21:25 - 19/1/2007 - yorum {1} - yorum yazNİÇİN KALEMLERİN ÇOĞU ALTIGEN VE SARI RENKTEDİR?
Esasında en kolay üretim biçimi kare kesitli kurşun kalemdir ama yazarken elde tutulması pek kolay değildir: Yuvarlak kalemlerin elde tutulması kolaydır ama üretimi pahalıdır. Altıgen kesitli kalemler ise orta yoldur. Yuvarlak kesitli kalemler kadar kullanılması kolay ve üretimi daha ucuzdur. Sekiz yuvarlak kurşunkalem için harcanan ağaçtan, dokuz altıgen kesitli kalem yapılabilir ve üretim safhası bir kademe daha kısadır. Tabii ki, alıcılar için üretim maliyetlerinin pek önemi yoktur. Altıgen kesitli kurşunkalemlerin öbürlerine göre hala on bir kat daha fazla tercih edilmelerinin sebebi, belki de konulduğu masada yuvarlanıp, aşağıya düşmemeleridir. Kurşunkalemlerin dışının sarıya boyanarak satışı 1854 yılına dayanır. Ancak 1890 yılına kadar bu rengi kullanmak çok önemsenecek bir faktör değildi. 1890 yılında Avusturya'da L&C Hardtmuth Co. isimli şirket öyle bir kurşun kalem üretti ki, diğer üreticiler de bu kaliteyi yakalamak zorunda kaldılar. Bu kurşunkaleme meşhur Hindistan elması olan 'Koh-I-Moor' adı verilmişti ve altın sarısına boyanmıştı. Ayrıca içindeki siyah renkli kurşun ucuyla birlikte Avusturya-Macaristan imparatorluğunun bayrağını oluşturuyordu. Bu kurşunkalem o kadar beğenildi ve o kadar başarılı oldu ki, sarı renk kurşunkalemdeki kalitenin bir simgesi olarak kaldı. Diğer kurşunkalem üreticileri de bu başarıdan paylaşabilmek için ürünlerini piyasaya sarı renkte sürmeye başladılar. Bugün hala piyasada olan dört kurşunkalemden üçü sarı renktedir. Kurşunkalemlerin içinde kesinlikle kurşun yoktur. Ana madde olarak kullanılan grafit 40 değişik malzeme ile karıştırılarak, yüksek sıcaklıkta çok ince çubuklar haline gelene kadar preslenir. Zaten kurşun çok zehirli bir elementtir. Kurşunkalem denilmesinin sebebi 16. yüzyılda grafiti bulan İngiliz bilimcinin onu bir çeşit kurşun elementi sanmasıdır. Ancak 200 yıl sonra grafitin bir çeşit karbon olduğu anlaşıldı.
21:17 - 19/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazBAĞIŞLABağışla 16:01 - 19/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazyağmur kaçağı
Yağmur Kaçağı / Attila İlhan
21:01 - 14/1/2007 - yorum {1} - yorum yazKALDIRIMLAR
KALDIRIMLAR
I
Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;
Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.
Yolumun karanlığa saplanan noktasında,
Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.
Kara gökler kül rengi bulutlarla kapanık;
Evlerin bacasını kolluyor yıldırımlar.
İn cin uykuda, yalnız iki yoldaş uyanık;
Biri benim, biri de serseri kaldırımlar.
İçimde damla damla bir korku birikiyor;
Sanıyorum, her sokak başını kesmiş devler...
Üstüme camlarını, hep simsiyah, dikiyor;
Gözüne mil çekilmiş bir âmâ gibi evler.
Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi;
Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır.
Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi;
Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
Bana düşmez can vermek, yumuşak bir kucakta;
Ben bu kaldırımların emzirdiği çocuğum!
Aman, sabah olmasın, bu karanlık sokakta;
Bu karanlık sokakta bitmesin yolculuğum!
Ben gideyim, yol gitsin, ben gideyim, yol gitsin;
İki yanımdan aksın, bir sel gibi fenerler.
Tak, tak, ayak sesimi aç köpekler işitsin;
Yolumun zafer tâkı, gölgeden taş kemerler.
Ne sabahı göreyim, ne sabah görüneyim;
Gündüzler size kalsın, verin karanlıkları!
Islak bir yorgan gibi, sımsıkı bürüneyim;
Örtün, üstüme örtün, serin karanlıkları.
Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;
Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.
Dalıp, sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,
Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...
II
Başını bir gayeye satmış bir kahraman gibi,
Etinle, kemiğinle, sokakların malısın!
Kurulup şiltesine bir tahtaravan gibi,
Sonsuz mesafelerin üstünden aşmalısın!
Fahişe yataklardan kaçtığın günden beri,
Erimiş ruhlarınız bir derdin potasında.
Senin gölgeni içmiş, onun gözbebekleri;
Onun taşı erimiş, senin kafatasında.
İkinizin de ne eş, ne arkadaşınız var;
Sükût gibi münzevî, çığlık gibi hürsünüz.
Dünyada taşınacak bir kuru başınız var;
Onu da, hangi diyar olsa götürürsünüz.
Yağız atlı süvari, koştur, atını, koştur!
Sonunda kabre çıkar bu yolun kıvrımları.
Ne kaldırımlar kadar seni anlayan olur...
Ne senin anladığın kadar, kaldırımları...
III
Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,
Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.
Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,
Yolumu bekleyen genç, haydi düş peşime der.
Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,
Tutmak, tutmak isterim, onu göğsüme alıp.
Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,
Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.
Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;
Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,
Görsem pencerelerde soyunan bir karaltı.
Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan;
Bana rahat bir döşek serince yerin altı,
Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...
NECİP FAZIL
20:48 - 12/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazmavi gözlü dev, minnacık kadın ve hanımelleri
MAVİ GÖZLÜ DEV, MİNNACIK KADIN VE HANIMELLERİ
nazım hikmet 19:57 - 12/1/2007 - yorum {yok} - yorum yazgeçen dakikalarım
19:23 - 12/1/2007 - yorum {yok} - yorum yaz
|
Tanım Hoşça bak zatına kim zübde-i alemsin sen / Merdüm-i dide-i ekvan olan ademsin sen Ana Sayfa Profilim Arşiv Arkadaşlarım çukurovaya uğrayın edebiyat öğretmeni net radio merkezi online radyo dinle
Son yazılar - aşk iki kişiliktir - VİŞNEÇÜRÜĞÜ ŞİİRLER - söz çarığın - garip karınca - DOĞUM GÜNÜ TELGRAFI - KİMİN VAR Kİ - SEN SÖYLEMEDEN DE BİLİYORUM - ADIMLA NASIL BERABERSEM - duvar - AYDINLIK NEYİN OLUYOR? - çoook ilginç bilgiler - 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ - GÜNEŞ DOĞUNCA - OKUL - TÜRK DİL KURUMUNUN KURULUŞU - ATATÜRK'TEN ÖĞRETMENLERE - AĞAÇLARI KESMEYİN - HERŞEY SENDE GİZLİ - ŞİİR - BİTKİ OLACAKSAM - EN UZUN MARATON - BEN ÖLÜRSEM AKŞAMÜSTÜ ÖLÜRÜM - bebeklerin ulusu yok - Niçin böcek yemiyoruz? - Kediler nasıl hep dört ayak üzerine düşerler? Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı Oyunlar Kategoriler |